14 Mayıs 2014 Çarşamba

SOMA :(

Yine saçma sapan bir şeyi dert ettiğim anda haberlerde duyduğum ve herkesi perişan eden bu haberle dert edindiğimiz şeylerin aslında ne kadar küçücük ve değersiz şeyler olduğunu hatırladım..
Ulusal yas ilan edilen bu günlerde bütün milletimizin başı sağolsun..


Ölenlere rahmet kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.Maden işçilerinin hayatı bu kadar ucuz olmamalı, ne denli zor şartlar altında ölümle burun buruna çalışan emekçi insanlar için daha insani ve her türlü önlemlerin alındığı bir çalışma ortamının sağlanmasını umut ediyorum..

13 Mayıs 2014 Salı

Anaokulu Maceramız

Ayıla bayıla yazmaya başladığım blog hayatımda ara sıra yazmayı gereksiz buluyorum ve nedenini henüz çözemedim sevgili okuyucu..Siz diyin işler güçler hayat koşturmacası ben diyim hem çocuk büyüt hem çalış hemde yazı yaz... ( Yazar burda saçmalayarak peşi sıra bahaneler sıralamaktaydı) Hala okumaktan büyük zevk aldığım bloglar takibimde pek tabiki..
Konumuza geleyim ben, malum bu blog artık Asel'in kişisel gelişimini tuttuğum web günlüğü :))
Asel Hanım iki hafta önce kreşe başladı.Bu sürece nasıl girdik nasıl atlattık belki birilerinin işine yarar diye yazmak istedim.




Biz bu işe girerken bu kadar yoğun olacağımızı, sabaha karşı 4 te yollara düşüp hastane odası süsleyeceğimizi bilmiyorduk tabi :) Çocuklara rahat rahat vakit ayırır kafamıza göre esnek çalışma saatleri içerisinde gider geliriz ofise diye düşünüyorduk ki sadece düşünme aşamasında kaldı. Özel sektör çalışanları gibi sabah 9:00-10:00 akşam 19:00 ye kadar çalıştığımız bir temponun içinde bulduk kendimizi.İşi kurduğumuz günden beri de canım annem sağolsun bütün düzenini bozarak bize gelip Asel' e bakıyordu,geçici bir süre olarak düşünüyorduk ve nihayetinde Asel'i okula yazdırabildik.
İlk tereddütümüzü okul eve mi yakın olsun işe mi yakın olsun düşünerek yaşadım ama karar vermem zor olmadı, çünkü ofisin olduğu semt, hem daha düzgün hemde burda daha önceki araştırmalarım sonucu içime çok sinen bir ana okulu bulmuştum.
İlk 4 gün Asel'in oryantasyon süreci başladı.Sabahları uykusunu almış ve kahvaltısını etmiş bir şekilde okula götürüp 1-2 saat vakit geçirdik. Okulun sahipleri ile belirlediğimiz plan doğrultusunda; önce sınıfa benimle girdi, yarım saat kadar sonra ben ufak ufak uzaklaşarak sınıftan çıkmaya başladım. Tabiki bu durumu çat diye kabullenmedi. Sınıfın içine bağırdı,çağırdı kendini yerden yere attı ama inatla sınıftanda dışarı adım atmadı.Sonrasında ilk günümüz okulda müdürün odasında geçti.Diğer 3 günde de buna benzer şeyler yaşadık. Hep benim yanımda kalmak istiyordu veya benimde sınıflara girmemi onunla oyun oynamamı istiyordu.
Asel'in okul içinden benden ayrılması için 3. gün okul müdürü bir öğretmeni hanımefendiye tahsis etti ve o öğretmenin kendisinin okul içindeki oyun arkadaşı olduğunu söyledi.Böylece okulda beni aramayacak ve yavaş yavaş sınıfa adapte olacaktı. 4. günün sonunda araya tatil girdi ve pazartesi günü bizi büyük bir macera bekliyordu :)
Okulun sahibi eğitimci karı koca çocuk yetiştirirken benimle aynı mantıkta oldukları için adapte süresinde aslında çok da problem yaşamadık. Asel'in derdi okula gitmemek değildi zaten okula benimle gitmekti.E haksız da sayılmaz çünkü bir anda 5 tam gün okula başlayacaktı, daha önce hiç bilmediği bir yerde çocuklarla birlikte tanımadığı büyükleri ile vakit geçirmeyi  kabullenmek 2.5 yaşında bir çocuk için çokta kolay bir süreç değil ama dedim ya kolayca atlattık biz bu süreyi en azından şimdilik :)
İlk gün okulun kapısında içeri ağlayarak girdi.Ben tabii gamsız anne modeli olarak arkama bile bakmadan kaçtım , çünkü böyle yapmam gerekiyordu aksi halde onun alışma sürecine zarar verebilirdim ve zaten biliyordum 2 dk sonra susacak ve oyuna, öğretmenlerine adapte olacak.. 5 gün boyunca her sabah 'sende gel anne' nidaları ve ağlamaları ile okula girdi fakat akşamları okuldan almaya gittiğimde pek mutlu bir şekilde ayrılıyordu okuldan.
Ve bu hafta 2. haftamıza başlamış bulunmaktayız. Dün ve bugün öğretmenini gördüğü için hiç ağlamadan okula girdi ve beni çok şaşırttı.Çünkü cumartesi günü sergileri vardı ve okula birlikte girdik diye elimi bir dakika olsun bırakmadı 'gitme anne' 'gitmiyceksin di mi anne' diye diye dolaştık okulu. O günden sonra daha da zor olur diye düşünmüştüm ama çok şükür beni yanılttı Asel..
Gelelim okulun neler kattığına.Henüz 2 haftadır okula gittiği için bunun büyük etkilerini görmek pek tabiki mümkün değil ama şimdiden farklılıklar göstermeye başladı. Etrafındaki olgulara, olaylara farklı bakıp yorumluyor,okulda öğrendiği şeyleri evde oyun oynarken çok güzel bir şekilde uyguluyor. En basiti oyun hamuru ile oynarken eğer o hafta yuvarlağı öğrendiyse şekilleri yaparken bu yuvarlak diye diye onun bilincine vararak yapıyor. Ve tabi birde bizim için en sıkıntılı olan uykuya geçiş süresi artık düzene girdi. Akşam uyku saatinde yatağına yatıyor masalını okuyoruz ve uyuyor, bu bizim için uzunca bir süredir hayal gibiydi :)

İşte böyle şimdilik anaokulu/ kreş maceramız güzel bi şekilde gidiyor. Bakalım önümüzdeki günlerde bizi neler bekliyor..